Rijksmuseum
Rijksmuseum

Gece Devriyesi tablosu nerede ve neden bu adı taşıyor?

Kısa cevap

Rembrandt’ın Gece Devriyesi tablosu Amsterdam’da, Rijksmuseum’da asılı. Şeref Galerisi’nin en ucundaki Gece Devriyesi Salonu’nda duruyor. 1642’de yapıldı ve şehir muhafızlarından bir bölüğün yola çıkışını gösteriyor. Bir gece sahnesi değil. Adı 18. yüzyılın sonundan kalma. O zamana kadar vernik kararmıştı.

Rijksmuseum’da, uzun galerinin sonunda

Gece Devriyesi Rijksmuseum’da, kendi adını taşıyan bir salonda asılı: Gece Devriyesi Salonu. Bina açıldığında tabloya, Şeref Galerisi’nin en ucunda onun için yapılmış bir salon verildi. Müze bu galeriyi bir kilisenin orta nefine, tablonun asılı olduğu yeri de ana sunağa benzetiyor.

Tuval yaklaşık 3,8 metre yüksekliğinde ve 4,5 metre genişliğinde. Çerçevesiyle birlikte 337 kilogram geliyor. Tablo müzenin malı değil. Amsterdam Belediyesi’ne ait ve belediye onu 1808’den beri ödünç veriyor. Şimdilik tabloyu camın arkasından görüyorsun. Müze 2019’dan beri onu asılı olduğu yerde, cam bir odanın içinde inceliyor ve restore ediyor. Restoratörler de 2024’ün sonundan beri eski verniği kaldırıyor. Onlar çalışırken yüzeyin bazı yerleri mat ve donuk görünüyor.

Ne gösteriyor ve asıl adı ne

Tablo, Amsterdam şehir muhafızlarından, yani yurttaş milislerinden bir bölüğün grup portresi. Müzedeki adı şöyle: Yüzbaşı Frans Banninck Cocq Komutasındaki II. Bölge Milis Bölüğü. Yüzbaşı, siyah giyinmiş adam. Teğmeni Willem van Ruytenburch. Yüzbaşı ona bölüğü yürüyüşe geçirmesini söylüyor, muhafızlar da bu sırada düzene giriyor. Rijksmuseum’a göre Rembrandt, bir grup portresindeki kişileri gerçekten bir şey yaparken resmeden ilk ressam. Bir adam tüfeğini dolduruyor, bir başkası ateş ediyor, üçüncüsü de kendi tüfeğini temizliyor.

“Gece” neden bir yanlış

Başta tablonun hiçbir adı yoktu. Gece Devriyesi adına ilk kez 1797 tarihli bir belgede rastlanıyor. Yani tablo bittikten bir buçuk yüzyıl sonra. Rembrandt, ışık istediği yere düşsün diye sahneyi oldukça karanlık tutmuştu. Yıllar içinde verniğin rengi bozuldu ve tabloyu çok daha karanlık yaptı. İnsanlar da bir gece sahnesine baktıklarına inanmaya başladı. Öyle değildi. Ad yine de kaldı.

1642’den beri nerelerde durdu

Tablo, muhafızların merkezi olan Kloveniersdoelen’in büyük salonu için yapıldı. Bu bina, bugün Doelen Hotel’in bulunduğu yerdeydi. Rembrandt o sırada Jodenbreestraat’ta, bugün Rembrandt Evi olan evde yaşıyordu. 1715’te tablo Dam’daki belediye binasına, yani bugünkü Kraliyet Sarayı’na götürüldü. Orada iki kapının arasına sığsın diye dört kenarından da kesildi. En çok sol taraftan kesildi. Kesilen parçalar hiç bulunamadı. Rembrandt hayattayken yapılmış bir kopya, nelerin kaybolduğunu gösteriyor. Kaybolanların arasında iki muhafız ve köprüdeki bir çocuk var.

19. yüzyılın büyük bölümünde, Rijksmuseum 1885’te açılana kadar, Kloveniersburgwal’daki Trippenhuis’te asılı durdu. Eylül 1939’da güvenlik için müzeden çıkarıldı. Kıyıya yakın sığınaklarda, 1942’den itibaren de Maastricht’teki Sint-Pietersberg’de bir mağarada saklandı.

Üç saldırı ve bakman gereken bir şey

Tablo üç kez saldırıya uğradı. 1911’de bıçakla saldırıldı. 14 Eylül 1975’te yine bıçakla saldırıldı ve bir adam tuvalde on iki kesik açtı. 1990’da ise asitle saldırıldı. O gün bir güvenlik görevlisi öyle çabuk davrandı ki yalnızca vernik zarar gördü.

Tablonun önünde durduğunda yüzbaşının işaret eden elini bul. Sonra o elin teğmenin ceketine düşen gölgesini bul. Gölgenin başparmağı ile öteki parmaklarının arasında Amsterdam arması duruyor. Müze bunu şöyle yorumluyor: Rembrandt, şehrin milislerin elinde güvende olduğunu söylüyor.

Nerede görülür

Amsterdam sokaklarında mı yürüyorsun? Telefonunu önünde durduğun şeye doğrult, sana hikâyesini anlatayım.

Lookstory’yi açNasıl çalıştığını gör
Kaynaklar